TERMALKENT

19 Temmuz 2016
3.200 Views
dış5-1dış3-1dış2-1dış1-1dışcekup merkezituz odası-1oda tefriş3-1oda tefriş2-1oda tefriş1-1panoramik salon1-1suit-2suit1-21+01+0 1panoramik salon-1panoramik yatak-1giriş 2-1suit yatak1-1giriş 3-1giriş 1-1giriş 0-1suit1-1suit-1havuz3-1havuz2-1havuz1-1havuz-1hamam1-1hamam -1giriş 3-1restoran-1restoran1-1restoran2-1spor salonu-1spor salonu1-2

TERMALKENT Projesi her türlü isteğe cevap verecek ve istenirse hafta sonu dinlenme yeri olarak planlanmıştır. Ankara’ya sadece 68 Km. uzaklıktadır. Bulunduğu yer Ankara-Ayas-Beypazarı-İstanbul yoluna cephelidir. Bu yolun Ankara Beypazarı arası Express yol olarak inşa halindedir. Yol inşaatı proje sahasına 10 Km. mesafeye ulaşmış olup 2005 de Beypazarı ‘na erişecektir.
Ankara-İstanbul (Hızlı Tren) demiryolu hattı proje sahasının güney hududunu teşkil eder. Demiryolu inşaatı alt yapı olarak kısmen tamamlanmış durumdadır. Şimdilik geri kalan inşaat durmuş vaziyettedir. İnşaat tamamlanırsa burada bir istasyon kurulması düşünülmektedir.
İstanbul Ankara TEM (Trans European Motorway) den Çamlıdere mevkiinden ayrılan bir kol Güdül üzerinden bölgemize inmektedir. Bu İstanbul’dan gelecek ziyaretçilerimiz için kolaylık sağlamaktadır.
Ankara yakınlarında 3 büyük termal kaynak bulunmaktadır. Ayaş, Kızılcahamam ve Haymana. Bu kaynakların içinde tedavi özellikleri ve miktar olarak hiçbiri TERMALKENT bölgesi termal suyu ile kıyaslanamaz. 35 lt/sn debi ile 54 0C da akan suyumuz 10.000 Mgr./lt eriyik mineral ihtiva etmektedir. Bursa gibi kaplıcaları ile ünlü şehrimizdeki termal suların toplamının 26 lt/sn olduğu göz önüne alınırsa ve bölgedeki termal sulardaki eriyik madde miktarının 5000 Mgr./lt geçmediği göz önüne alınırsa TERMALKENT termal suyunun kıymeti daha çok ortaya çıkar.
Bu gün sadece Belediyesinin büyük katkıları ile Kızılcahamam ‘da evler termal su ile ısıtılmaktadır.
Termal suyun çıktığı Çağa belediyesi hudutları dahilindeki bu yer (proje sahamızda 500 m. Mesafededir.) SİT alanı içerisindedir. Bunun sebebi de burada ROMA HAMAMLARI’ nın kalıntılarının bulunmasıdır. Çıvardaki bütün termal sulara rağmen Romalı ‘ların burayı seçme sebebi termal suyun sunduğu imkanlardır. (Roma hamamları hakkında özet bilgi 2 nolu fizibilite dosyasında mevcuttur. Travertenler oyularak elde edilmiş su kanalları ve yeni başlayan kazılarla ortaya çıkarılmış hamam kazılar tamamlanınca ziyarete açılacaktır.
Burada açılan sondaj ile debinin arttırılması sonucu ortaya büyük bir kaynak çıkarılmış olmaktadır. Bu kaynak bölgeye büyük yatırım imkanları getirecektir.
Bu yatırımlar hastane, termal turizmi sağlayacak devre mülk ve tatiller ve seracılıktır.
Belediye bölgenin imar palanlarını onaylayarak bu imkanları yatırımcının önüne koymuştur.
TERMALKENT bölgesinin termal suyu hem içmeğe ve hem de banyo yapmağa müsaittir. Bu ve yukarıda belirttiğimiz özelliklerinden dolayı bu suyun dünyada bilinen 4 benzeri vardır.
Avrupa’ nın bir çok yerinde termal suların çıktığı yerlerde Su şehirleri kurulmuştur. Baden – Baden , Wis – Baden gibi. Ancak hiçbirinin termal su kalitesi TERMALKENT termal suyunun kalitesine erişemez. Uzmanların bu görüşü Doktorlarca da tasvip görmektedir.
Ancak Türkiye’ de yatırımcılar kaplıca kurarak kısa yoldan yatırımlarını küçük tutmak ve geri dönüşünü kısa zamanda sağlamak için Su Şehri kurmak gibi, Hastane kurmak gibi yatırım yollarını seçmemektedirler.
Bu manada Türkiye’de her türlü eğlence merkezleri olan yani su şehri sayılabilecek yegane yer Bursa ‘dır. Ancak yukarıda belirttiğimiz zihniyet yavaş, yavaş yerini termal turizmin önemini kavrayan yatırımcılara bırakacaktır.

Genel Bilgi

KAPLICA KÜRÜNÜN AVANTAJLARI

Kaplıca aslında son dönemde moda olan terimiyle bir detox’tur. Arınma ve temizlenmeyle birlikte bünyenin güçlenmesini sağlar. Kişi hastalıkların kötüleştirici etkilerini üzerinden atabilir. Kaplıcanın bulunduğu iklimin etkilerinden yararlanır. Diyet, egzersiz, uyku, dinlenme programlarıyla birlikte kaplıca kürü uygulanırsa, vücut için bir dinçleşme sağlanır. Kaplıca, kişinin iş ve aile yaşantısını aktif sürdürebilmesi için rehabilitasyon sağlar.

Bir kaplıca küründe uygulanacak tedavi yöntemleri hastanın durumuna, hastalığına göre düzenlenir ve kür süresince alınan yanıta göre gerekli modifikasyonlar yapılır. Çağdaş kaplıca küründe balneoterapi yöntemleri yanında ilaç tedavisi, fizik tedavi, egzersiz tedavisi, diyet, psikoterapi, sağlık eğitimi de aynı zamanda uygulanabilir. Bu uygulamaya kompleks kaplıca kürü adı verilir. Balneoterapi de termal ve mineralli sular, peloidler(doğal çamur) ve doğal gazlar tedavi aracı olarak kullanılırlar. Banyolar (tüm vücut, yarım, 3/4, oturma, ayak-kol banyoları, İçme kürleri, İnhalasyon uygulamaları başlıca yöntemleri arasındadır.

KÜR ETKİLERİ

Kürün doktor denetiminde sürekli ve düzenli olarak uygulanmasıyla elde edilen olumlu değişikliğe genel etki adı verilir. Kür uygulamasının birincil amacı bu tedavi etkisini elde edebilmektir. Genel etki; hastalığa neden olan etmenlerin ortadan kaldırılmasını, eksiği tamamlamayı, kimyasal maddeler aracılığı ile organ fonksiyonlarının yönlendirilmesini tembih etme ve egzersiz tedavisi yapılmasını içerir.

KARMA KÜRLER

Balneoterapi Yöntemleri

Balneoterapi; termal ve/veya mineralli suların, şifalı çamurların ve gazların, yöntem ve dozları belirlenmiş, banyo, paket, içme ve inhalasyon(soluma) uygulamaları şeklinde, düzenli aralıklarla seri halde tekrarlanarak kullanılmasıyla, belirli bir zaman aralığında ve kür tarzında gerçekleştirilen bir uyarı-uyum tedavisidir Başlıca balneoterapi yöntemleri şunlardır;

1. Banyolar: Termomineral su, peloid ve gaz banyoları ile bunların bölgesel uygulamalarıdır.
2. İçme kürleri: Mineralli sular ile kaplıcalarda ya da yaşamlan yerele yapılan içme kürleridir.
3. İnhalasyon uygulamaları: Termomineral su zerrecikleri ile yapılan soluma uygulamalarıdır.
4. Peloidoterapi: (şifalı çamurların) banyo, paket ve tampon şeklinde uygulamalarıdır.
5. Hidroterapi uygulamaları: Termomineral sular ile yapılan yıkamalar, duşlar, dökmeler bu tür uygulamalardır.

KLİMATERAPİ
Bir kür merkezinin bölgesel iklim faktörlerinin ( hava sıcaklığı, hava basıncı, nem, rüzgar, oksijen, aerosoller, ultraviyole, iyonlar, elektrik ve manyetik alanlar v.b ) yararlı ve olumlu etkilerinin tedavi
amaçlı kullanılmasıdır.

BALNEOLOJİK SULARIN SINIFLANDIRILMASI NASILDIR?

Termal sular : Doğal sıcaklıkları 20ºC üzerinde olan sular.
Mineralli sular :Litrelerinde 1 gr.’ın üzerinde çözünmüş mineral içeren sular.
Termomineral sular : Hem doğal sıcaklıkları 20ºC üzerinde olan hem de litrelerinde 1 gr.’ın üzerinde çözünmüş mineral içeren sular.
Ayrıca, bazı mineralleri en az ( eşik ) değerlerin üzerinde içeren özel balneolojik sular da tanımlanmıştır:
Karbondioksitli sular : 1 gr./L üzerinde çözünmüş serbest CO2 içeren sular.
Tuzlu sular : 1 gr./L üzerinde tuz ( Nacl ) içeren sular
Tuzlalar : 14 gr./ L üzerinde tuz ( Nacl ) içeren sular
Radonlu sular : 666 Bq/L veya 18 nanocurie/L üzerinde radon ışınımı içeren sular.
Radyumlu sular : 10¯7 mg./L üzerinde radyum ışınımı içeren sular.
Kükürtlü sular : 1 mg./L üzerinde -2 değerlikli kükürt içeren sular.
İyotlu sular : 1 mg./L üzerinde iyot içeren sular.
Florürlü sular : 1 mg./L üzerinde florür içeren sular.
Demirli sular : 20 mg./L üzerinde +2 değerlikli demir içeren sular.

Yukarıdaki sınıflandırmada herhangi bir özel su grubuna girmeyen termomineral sular miks sular diye sınıflandırılırlar.Bu sularda en sık bulunan anyonlar şunlardır; klorür (Cl), sülfat (SO4) ve bikarbonat (HCO3), katyonlar ise; sodyum (Na), kalsiyum(Ca) ve magnezyum(Mg). Miks balneolojik sular içerdikleri iyonlardan baskın olanlarına göre isimlendirilirler; % 20 milivalin üzerindeki düzeylerde taşıdığı anyon ve katyonlar, o suya adını verir.

Bütün bu tanımlanan suların dışında kalan sular ise şunlardır:
Akratotermal sular: Toplam mineralizasyonu 1 gr./L altında,ancak doğal sıcaklıkları 20ºC üzerinde olan balneolojik sular.
Akratopegal sular: Toplam mineralizasyonu 1 gr./L altında ve doğal sıcaklıkları 20ºC altında olan sular.

Hizmetlerimiz

Su içi egzersiz

Su içi egzersiz, gövdenin, özellikle de sırt ve alt ekstremitelere ait kas ve iskelet sistemi yükünün ve buna koşut olarak ta bu alanlardaki nöral yükün azaltılmasını hedefleyen yoğun kas ve dolaşım sistemi çalıştırmalarıdır. Yani, su dışında yapılan egzersizler sırasında yerçekimi nedeniyle zorlanan uzuvların, hepsinden önce alt ekstremiteler ve omurganın lumbal kısmının, uzun süreli dayanıklılık antrenmanları su içinde yoğun ve etkin bir şekilde yapılabilir. Su içi egzersizlerinin etkilerinden nörolojik hastalıklarda da tedavi amacıyla yararlanılmaktadır.

Bu egzersizler, kara egzersizlerinden anlamlı bir şekilde daha yoğun uygulanabilirler ve özellikle yürüme özürlüler için endikedirler. Ayrıca, multimorbiditede, aktif hareket ile su ortamının karşılıklı etkileşiminden yararlanılan özgün bir tedavi yöntemi olarak ta kullanılabilirler. Egzersiz havuzlarındaki sular, kural olarak içme suyu kalitesinde olmalıdır. Havuz suyu sıcaklıkları hipertermal sular soğutularak veya soğuk mineralli sular ısıtılarak daha çok termonötrale (34-35C) yakın tutulur.

Burada, su basıncı, kaldırma kuvveti ve suyun viskozitesi gibi fiziksel etkenler nedeniyle, su dışında yapılan antrenmanlara göre ek etkilerin varlığı söz konusudur. Tuz ve mineraller içeren sularda suyun kaldırma kuvveti daha fazladır. O nedenle egzersiz banyo-larındaki bu tür ek etki faktörleri ekstremitelerdeki ve omurgadaki eklemlerin hareketliliğinde önemli iyileşmeler sağlayabilir. Bu ise, kas ve iskelet sistemi hastalıkları için özel endikasyonların varlığı anlamını taşımaktadır.

Masaj

Klasik masaj deriye, derialtına, fasyalara ve kaslara uygulanır. Masaj tedavisi hala ilk aşamada klinik deneyime dayanmaktadır. Buna rağmen kür merkezi tedavisi içindeki yeri tartışılamaz ve gevşetici küvet banyoları gibi masaj da hoş ve rahatlatıcı bir kür tedavi modalitesidir. Masaj tedavisinin başarısında lokal etkiler yanında ruhsal etkiler de önemli rol oynar. Terapistle hasta arasındaki çok sıkı somatik kontaktan, çoğunlukla marnlamayacak derecede bir karşılıklı güven doğabilir.

Deneyimler; hastanın, kendi sorunlarını masörle, bir kaplıca hekimine ve psikologa oranla, daha açık ve doğal bir şekilde konuşup tartışabildiğin! göstermiştir. Masajın sadece hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağladığına inanan bazı eleştirmenler, onu bir tedavi şekli olarak kabul etmemektedirler. Bununla birlikte tek etkisi psikolojik iyilik hissi olsa bile (ki bunun doğru olmadığını gösteren kanıtlar az değildir), bu etkisi küçümsenmemelidir. Çünkü kronik hastalar yıllar boyu kendi vücutlarıyla ilgili yalnızca negatif deneyimler yaşamışlardır. Masajın hastaya kazandırdığı olumlu deneyim, onun kendi vücuduna yeniden güvenmesini sağlar ve aktif rehabilitasyon önlemleri için daha kolay motive olmasına katkıda bulunur.

Fizik tedavi, Rehabilitasyon e Check Up Merkezi

Aslında, kaplıca tesislerinde fizik tedavi ve rehabilitasyon birimlerinin varlığı ön koşul olmaktan çok opsiyonel özelliktedir. Kaplıcalarda fizik tedavi önlemleri bir kür programını doldurmak amacıyla değil, tıbbi olarak gerekli olduğu durumlarda ve kişiye özel olarak düzenlenmelidir. Fiziksel tedavi yöntemleri, daha çok Avrupa kaplıcalarında balneoterapi yöntemlerine ek olarak uygulana gelmiştir. Günümüzde bazı Avrupa kaplıca kür merkezleri, sundukları zengin fizik tedavi ve rehabilitasyon olanaklarıyla, roma-tizmal, ortopedik, nörolojik, kardiyovasküler ve geriyatrik hastalıklar başta olmak üzere, kaplıca endikasyonu alan, kronik hastalıkların tedavisi ve rehabilitasyonunda özel bir yere sahip olmuşlardır.

Hidroterapi

Kaplıca donanımlarıyla ilgili son olarak, kaplıca merkezlerindeki doğal şifalı etkenlerle yapılan diğer tedavi yöntemlerinden hidroterapi olanakları; jakuzzi, jet duş, vvhirpool, sualtı basınçlı masaj, filiform duş, yürüme kulvarı, buhar duşları vb. yöntemlere yönelik donanımlarda sayılmalıdır.

TALASOTERAPİ

Koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim altında, deniz ve çevresine özgü tüm yararlı etkenlerin, yani deniz iklimi, deniz suyu, deniz çamurları, yosunlar, kum ve denizden elde edilen diğer maddelerin kombine olarak değişik yöntemlerle kullanıldığı bir tedavi sistemidir.

Isıtılmış deniz suyunun terapi amaçlı kullanımı antik çağlara dayanmaktadır. Termalizmde yüzyıllar süren doğal evrim, talasoterapiyi ortaya çıkarmıştır. Sadece deniz kıyılarında kurulabilen Talasoterapi Merkezleri, insan sağlığına gerekli olan iyileştirici gücünü denizden almaktadır. Talasoterapi zengin vücut ve yüz bakım programları ile deniz iklimi ve bol güneş sayesinde, vücudun ve zihnin tümüyle yenilenmesini, güzelleşmesini ve pozitif enerji depolamasını sağlamaktadır.

Deniz ve ikliminin kür tarzında uygulanma yöntemi olan talaso bakımlarını SPA bakımlarından ayıran özellik sıcak deniz suyu ile yapılan özel talaso bakımları ile metabolizma hızlanır ve yoğun olarak mineral alımı sağlanır. Metabolizmanın hızlanması ve minerallerin vücuda nüfuz etmesi sonucunda yorgun olarak vücuttan toksin atılır. Bu da vücuttaki yağ yakımını kolaylaştırarak, kan dolaşımını hızlandırıcı endorfin (mutluluk) hormonunun salgılanmasını destekler ve toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca talaso bakımları tam bir motivasyon kaynağı olmanın yanında zayıflama ve sağlıklı bir vücuda sahip olmada da önemli bir unsurdur.

Talasso Pool

Kas gücünün arttırılması, hamilelerin kolay bir doğuma hazırlanmaları, kilo problemi olanların zayıflayabilmeleri için ideal bir yöntemdir. Isıtılmış basınçlı deniz suyu ile dolu olan havuzda profesyonel jimnastik hocası ve fizyoterapist ile çeşitli hareketler yapılır.

Afüzyon Duşu Masajı

Yüzüstü uzanılarak üstten fıskiye ile verilen deniz suyunun yarattığı basınç gücü ile uygulanan bir masaj türüdür. Canlandırıcı, selülit giderici, doku düzenleyici, kan dolaşımını hızlandırıcı ve el masajına hazırlayıcı bir bakımdır. Vücudun direncini arttırıcı, cilt pürüzsüzleştirip güzelleştirici, bazal metabolizmayı düzenleyici ve vücudu dinlendirici bir etki yaratır.

Balneo

Özel küvetlerde 35°C – 38°C sıcaklıktaki deniz suyu kullanılarak uygulanan bu yöntem de hidro masaj ile yosunların vücudu mineralize eden, zayıflatan, dolaşım sistemini hızlandıran ve dengeleyen etkisi bir araya getirilmistir. Uygulamaya özel yağlar eklendiğinde yosunların etkisi, bakımın niteliğine uygun olarak artar ve zayıflatma ve rahatlatma etkisi ortaya çıkar.

Bacak Duşu

Basınç ayarlı fıskiye ile verilen deniz suyuyla yapılan bir masaj türüdür. Varislerde, eklem romatizmasında, adale ve eklem ağrılarında önerilir. Selülit tedavisinde çok etkilidir. Ayrıca vücut direncini arttırır.

Peeling

Bu bakim vücudu ölü hücrelerden arındırmak için uygulanır. Cildin dayanıklılığını arttırdığı için, temizlenen ve yenilenen cilde uygulanacak bakımlar, ürünlerin cilt tarafından daha kolay emilmesine yardımcı olur ve cildi pürüzsüzleştirir.

Vücut Bakımları

Deniz suyu ve yosunu mineral yönden doğadaki en zengin ürünlerdir. Bu bakımlarla vücuda peeling uygulanarak ölü derinin atılması ve gözeneklerin açılması sağlanır. Ardından vücuda sürülen yosun maskesi (bodywrap) açılan gözeneklerden vücuda nüfuz eder. Vücut tarafından emilen mineraller ve ısının etkisiyle hizalanan metabolizma toksin atımını sağlar. Yosun maskesinin hem inceltici hem de anti-toksin etkisi vardır.

Body Wrap

Zayıflamada, dolaşım problemlerinde, gevsek cilt dokularına ton kazandırmada, cilt yenilemede kullanılan bu yöntem vücudun özel yosunlardan hazırlanan jel ile sarılması biçiminde uygulanır.

Yosun Maskeleri

Deniz yosunlarının etkisi ile vücutta kaybedilen mineralleri yenileyici, toksin giderici, vücudun su dengesini sağlayıcı bir etkiye neden olur.

Göğüs Bakımı

Göğüsleri mükemmel bir biçime sokmak ve gerginliğini sağlamak için hazırlanan yoğun bir termik model maske kullanılır ve böylelikle göğüslere belli bir model ve form kazandırılır.

Cilt Bakımları

Sağlık ve güzellik birbirinden ayrılmaz iki faktördür. Güzel ve parlak görünen bir cilt insanin kendini temiz ve mutlu hissetmesini sağlar. Bu nedenle cilt bakimi bir Wellness ürünüdür. Sağlıklı ve bakımlı bir cilt için, cildin ihtiyaçlarının saptanması, belli aralıklarda derinlemesine temizlenmesi ve uygun destekleyici maskelerin uygulanması gerekmektedir. Bu, cildin yıpranmasını ve yaşlanmasını geciktirir.

Temel Cilt Bakımı

Cildin derinlemesine temizlenerek cilt tipine ve gereksinimine uygun olarak seçilen maskelerle canlandırılması biçiminde uygulanan temel bir bakimdir.

Özel Cilt Bakımı

Cildin derinlemesine temizlenerek cilt tipine ve gereksinimine uygun olarak seçilen maskelerle ve ampullerle uygulanan özel bir cilt bakımıdır.

Göz Çevresi Bakımı

Göz çevresindeki torbalanmaları ve yorgunluğu gideren maskenin özel rahatlatıcı etkisi ile gözler dinlenir ve yaşlılık etkileri azalır, göz çevresinin daha genç görünmesini sağlar.

Dekolte Bakımı

Dekolte bölgesindeki cilt üzerinde günlük hayatın oluşturduğu olumsuzlukları giderici, ölü deri dokusunu temizleyici maskelerin kullanıldığı bir bakımdır. Yenileyici ve cildi gençleştirici özelliği vardır.

Su Değerleri

Cations Milligram M.val/lt Minival
(K)Potassium ion 251.0 6.44 4.62
(Na)Sodium ion 2365.50 103.00 74.09
(Ca)Calcium ion 459.00 22.90 16.74
(Mg)Magnesium ion 81.00 6.68 4.82
(Fe) Iron ion 0.10 0.00 0.00
(Na)(Al)Aluminum ion 0.00 0.00 0.00
Total 3156.10 139.02 100.00
Anions Milligram M.val/lt Minival
((Cl) Clor ion 2035.00 65.00 43.72
(SO4) Sulfate ion 3080.00 64.20 43.17
(HCO3) Hydrocarbonate 1190.00 19.50 13.11
Total 6305.00 148.70 100.00

Diğer Elemenler SO2 75 M.Gr/lt.
Li , Mn, F, Br, No2, No3, PO4 ile de karşılaşılmıştır.

banyo kürleri

BANYO KÜRLERİ

İnsan vücudununkine yakın, 35-38°C aralığında sıcaklığa sahip olan maden suları ile yapılır. Genelde önerilen belli zaman aralıklarında termal su ile dolu bir banyo küvetine veya havuza girilerek gerçekleştirilir. Tüm vücut ile yapılan küre tam banyo, yarı beline kadar suya girilerek uygulanan türüne yarım banyo ve su kaynağının zengin olduğu merkezlerde duş mekanizması aracılığı ile uygulanan türüne duş banyosu adı verilir.

Kaplıca tedavisi en başta kaplıca suyunun kullanılmasına dayanmaktadır. Buna bilimsel tıpta banyo tedavisi denmektedir. Sonuçta kaplıca suyuna farklı sıcaklıklarda, farklı ortamlarda küvet olsun, lokal uygulamalar olsun ya da havuz olsun vücudun suya girmesi biçiminde, banyo olarak uygulanması en yaygın kullanımdır.

Kaplıca tedavisine özgü balneoterapi yöntemleri arasında en sık kullanılan banyo uygulamaları; hemodilüsyon, diürezis, antiinfila-masyon, eklem ve kaslarda relaksasyon, antialji gibi bir dizi etkisi kanıtlanmıştır. Bu etkilerden banyonun (kaplıca suyunun) mekanik ve termik mekanizmaları sorumlu tutulmuştur. Oysa, kaplıca tedavisinde banyo kürlerinde kullanılan termo-mineral suların kimyasal bileşimleri de gösterilen etkilerin gelişmesinde rol oynamaktadır.

Kaplıcada banyo suyunun sıcaklık derecesi de tedavinin önemli faktörlerinden biridir. Genel olarak, banyo suyunun sıcaklık derecesi vücut hararetinde, 36ºC-38ºC bulunması gerekir. Ancak su ne kadar sıcaksa o kadar faydalıdır inancı yaygındır. Yanlış olan bu görüş yüzünden, sıcak sularda haşlananlar pek çoktur. Sıcaklık 38ºC-40ºC dereceyi geçmemelidir. Ayrıca, alışkanlıklar, vücut örtüsündeki yağ tabakasının kalınlığı, kan dolaşımının normal olup olmadığı da kişinin sıcaklığa karşı göstereceği tepkiyi etkiler.

Sıcak su banyolarına tok karnına girmek sakıncalıdır. Banyolar, kesinlikle sabahları aç karnına ya da hafif bir kahvaltıdan bir saat sonra veya akşamları yemekten iki saat önce alınmalıdır. Ağır hamur tatlılardan uzak durmalı, yağsız ızgara, sebze, meyve ve haşlamalar yenilmelidir. Sıvı ihtiyacını maden sularından veya normal içme suyundan karşılamakta yarar vardır. Gazlı içeceklerden kaçınılmalıdır.
Günde en çok iki banyo tercih edilmelidir. Banyo sayısı haftada 4-7 gün arasında değişebilir. Kürler günlük veya günaşırı yapılır. Günlük kürlerde haftada bir gün ara verilir. Banyo süresi ortalama banyo süresi 5-25 dakika olarak belirlenir. Süre başlangıçta az tutulur, giderek artırılır. Tercihen bazı sularda 30-40 dakikaya kadar uzatılabilir.

Birinci banyo kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra, ikinci banyo akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır. Banyoda kalma süresi ilk gün 10 dakika, sonrakilerde ise hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasında olmalıdır.
Termal havuz içinde yüzülmemeli, fazla hareket etmeden dik veya oturur pozisyonda durulmalıdır. Fazla hareket dolaşım sisteminde aşırı yüklenmelere sebepolur. Su içi egzersiz yapılacaksa vücudun ne sıcak ne de soğuk hissettiği 34ºC-35ºC veya daha düşük sıcaklıklarda sular kullanılmalıdır. Kesinlikle daha sıcak sularda egzersiz yapılmamalıdır. Suyun kaldırma kuvvetinden dolayı su içinde egzersiz kolay yapılır. Su içinde hareket deriden mineral ve gaz emilimini artırır.

Hasta banyodan sonra iyice kurulanır ve bunaltıcı olmayan sıcaklıktaki bir odada yarım ila bir saat kadar dinlenir. Bu dinlenmeden sonra hasta masaj veya egzersize alınabilir veya sportif etkinliklere katılabilir. Yine bu arada hastaya fizik tedavi de uygulanabilir.

Tedavi süresince vücudunuzu üşütmemeli, yün elbise, kalın çorap ve kapalı ayakkabı giymelisiniz. Kişi banyodan sonra mutlaka iyice kurulanmalı ve termal konfor koşullarına uygun ısıtılmış (24ºC-25ºC sıcaklıkta) bir odada yarım ile bir saat kadar dinlenmelidir. Yatakta terleme süresi geçmeli, terli çamaşırlar değiştirildikten sonra kısa bir yürüyüş yapmalıdır. Dinlenmeden sonra kişi masaj veya egzersize alınabilir veya sportif aktivitelere katılabilir. Yine bu arada kişiye gerekirse fizik tedavi modaliteleri de uygulanabilir.

Dört-beş banyodan sonra özellikle içme için tedavide kaşınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir, bir süre sonra kaybolur.

çamur kürleri

ÇAMUR BANYOSU KÜRLERİ

Bazı bölgelerde yüzeye çıkan maden suyu toprağın ıslanarak çamur halini almasına neden olur. Söz konusu çamur, suyun içindeki erimiş madenlerle doymuş halde bulunur. Çamur kürü, bu çamurun içine yatılması veya çamurun vücudun önerilen yerlerine sürülmesi biçiminde uygulanır. Bu tedavi biçiminde çamurun içinde erimiş olan kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak hastalıklı dokuların tedavisi yönünde işlev görürler.

Tüm vücuda veya vücut kısımlarına banyolar veya paket şeklinde uygulanan rahatlatıcı bir tedavi yöntemidir. Derinin direncini arttırır. Vücutta sıkılaşma meydana getirir. Kırışık oluşmasını geciktirir. Stresi azaltır. Termal su tedavisini tamamlayıcıdır. Doğal özellikleri nedeniyle tedavi edici nitelikler taşıyan çamurun, özellikle banyo ya da paket tarzında uygulanmasıyla tedavi sağlanmaktadır.

Kaplıcalarda termal mineralli sulardan sonra en sık kullanılan diğer bir tedavi unsuru; şifalı çamurlardır. Dünyaca ünlenmiş çamur banyolarında toprak 68ºCC şifalı su ile karıştıldığında 40ºC-45< ºC bir çamur ortaya çıkar. Bu toprak kaplıca yakılarından sağlanan çok az kumlu kızıl bir kildir.

Çamur banyosu küvetini 30 cm kalınlığında dolduran kil, üzerinden geçirilen sıcak kaplıca suyu ile çamur haline getirilir. Sıcak kaplıca suyu çamurun üzerinden 3-5 cm kalınlığında bir süre bekletildikten sonra kesilerek küvetten tamamen akıtılmaktadır. Daha sonra kürekle açılan çamurun içerisine hasta başı dışarıda kalacak biçimde uzanmakta üstü çamur ile örtülmektedir. Belirli bir süre çamurun içerisinde kalan hasta için günde bir defa bu işlem uygulanmaktadır.

Bu çamur banyosuda her türlü romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, kırık-çıkık tedavilerinde, çocuk felcinde ve kadın hastalıklarında yararlı olduğu doktor raporları ile onaylanmıştır. Maden sularıyla senelerce ıslak kalarak çamur halini almış olan kaplıca toprağı, madensel tuzlara doymuştur. Bu çamurun içine yatıldığı veya vücuda sürüldüğü taktirde; kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak dokulara nüfuz ederler. Çamurların sudan biraz farklı termo fiziksel özellikleri vardır. Vücutta ve dokularda daha derin, daha rahat ve güçlü bir ısınma yaratırlar. Dolayısıyla, daha yüksek sıcaklıklarda uygulanabilirler. Belirli bir bölgeye, ekleme, dize veya omuza uygulanabilirler. Birçok kaplıcada şifalı su ve çamur banyo terapisi uygulanabilir.

Thermal Buhar Kürleri (İnhalasyon)

İNHALASYON KÜRLERİ

İnhalasyon mineralli su zerreciklerinin solunması yoluyla yapılan tedavi biçimidir. Soluma uygulamalarında amaç, solunan mineralli su zerreciklerinin solunum sisteminin istenilen bölgesine ulaşması, burada zerreciklerin taşıyıcı gazdan ayrılarak ortama bırakılmaları suretiyle doğrudan etkili olmasıdır. Doğal inhalasyon çözeltilerinin etkisiyle, akciğer fonksiyonları olumlu etkilenmekte ve kan gazları düzeyleri normalleşmektedir.

İçme Kürleri

İÇME KÜRLERİ

Balneoterapide termo-mineral sularla yapılan banyolardan sonra en çok kullanılan yöntem, doğal mineralli suların belirli bir sürede, gün boyu bölünmüş dozlarda ve belirli miktarlarda içilmesi ile yapılan içme kürleridir. Elverişli kaplıca suyunun uygun sıcaklıklarda özellikle oda sıcaklığında içilerek kullanılabilmektedir. Bazı maden suları ihtiva ettikleri minerallerin özelliğinden dolayı içilmekle fayda verirler. Özellikle içme için tedavide kaşınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir, bir süre sonra kaybolur.

Genel olarak içten tedavi adını alan bu kürün deri altına şırınga, buğu, serpintileme, gargara, lavaj gibi türleri de vardır. Günde kaç defa, ne zaman ve ne miktarda içileceği yine doktor tarafından tavsiye edilmiş olmalıdır. Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.

Burada kullanılan mineralli suyun kimyasal birleşimine bağlı olarak, sindirim sistemi organ ve fonksiyonları üzerinde doğrudan, böbrekler ve idrar yolları üzerinde ise, dolaylı etkiler ortaya çıkar. Ayrıca, kür tarzında belirli bir sürede ve belirli miktarlarda mineralli suların içilmesi ile organizma üzerinde genel olarak olumlu bir etki (resorbtif etki) de gelişir. Bu etki kendini fizyolojik ve patolojik süreçlerde bir dizi olumlu ve terapötik değişimlerle gösterir.

Mide bağırsak ve karaciğer tembelliklerine iyi gelir. Bu organları faaliyete geçirir.
Safra kesesi taş ve kumlarını böbrek taş ve kumlarını döker.
İdrar yolları iltihaplarını tedavi eder.
Mide ve bağırsakları solucan, şerit ve kıl kurdundan temizler. Bunları dışarı atar.
Hazımsızlığı, ağız kurumasını ve müzmin kabızlığı önler, iştahı açar.
Nedeni bilinmeyen baş ağrılarını giderir. Kanda bulunan toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur.

hangi hastalıklara faydalı

Tıpta ‘termomineral sular’ olarak adlandırılan termal suyun kaplıcada kullanılabilmesi için o suyun yeraltından çıkan dpğal termal su olması,sıcaklığının 20 derece üzerinde bulunması, litresinde ise en az 1 gram mineral bulunması gerekmektedir. Uzmanlar, ister müzmin bir rahatsızlığı olsun, isterse sağlıklı herkesin hastalık durumlarında tedaviyi güçlendirmek için yılda bir kez kaplıca kürü almasını önermektedirler.

BEYİN – DAMAR HASTALIKLARI
Felç ( inme ) sekellerinin rehabilitasyonunda, stres ve strese bağlı rahatsızlıkların tedavisinde, nörovejatif distoni örneklerindeki gibi genel stres bozuluklarında banyolojik etkilerin yanı sıra çeşitli masaj vb. uygulamaların entegrasyonu ile ‘’WELNESS’’ kapsamında bulunan iyileştirici uygulamalar başarılı bir şekilde yapılmaktadır.
Hemipleji ( Lokal felç ) , parapleji ( her 2 bacağın felci ) gibi farklı durumlarda iyileştici sonuçlar alınmaktadır.

DERİ HASTALIKLARI
Hipertermal ( 40 – 42 derece sıcaklıktaki) sularımızın deriyüzeyi üzerinde gerek hidroastatik geçişin, gerek emilim, gerekse deride birikim yolu ile yaptığı fiziki kimyasal değişiklikler. Birçok deri hastalığının tedavisinde kolaylaştırıcı etki göstermektedir.
Kaplıca sularının deri yüzeyinde ki direkt etkilerinden en önemlisi yüzeysel kan dolaşımının hızlandırılmasıdır. Kaplıca kürü sonrasında saç yapısında olumlu değişiklikler, saçların görünümünde parlaklık ve sağlık , cilt görünümünde canlılık gözlenmektedir. Termal su biyolojik hücre yapısını ve yaşlanma hızını yavaşlatarak yediden yetmişe herksese daha sağlıklı bir yaşam sunmaktadır.

İLTİHAPLANMALAR
Termal suyun, sinir boyunca yayılan iltihaplanmalar ( nevralji/sinevralji) sinir ucu iltihaplanmaları (nevrit/polinevrit ) , tenden iltihabı , eklem zarı iltihabıgibi rahatsızlıkların tedavisinde olumlu etkisi bulunmaktadır.

KİREÇLENMELER
Eklemlerde ağrı ve hareketlerinde tutukluk, sonraki dönemlerde ise şekil bozukluklarına yol açan yıpranma hastalığı olan kireçlenmenin eklem kireçlenmeleri ve omurga kireçlenmesi gibi farklı türleri bulunmaktadır. Termal su , kireçlenme tedavisinde kullanılan etkili yöntemlerin başında yer almaktadır. Tüm bunların yanı sıra kas ağrıları ve siyatik şikayetlerinin azaltılmasında etkili olmaktadır.

NÖROLOJİK RAHATSIZLIKLAR
Suyun rahatlatıcı ve dinlendirici etkisi, rehabilitasyonun kritik öneme sahip olduğu beyin felci celebral palsy ( spastik ) çocuk felci ( polio ) , gibi nörolojik rahatsızlıkların rehabilitasyonunda olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır.
Rehabilitasyon ve tedavilerinde başarıya ulaşmasında uygulamaların, konusunda uzman kişilerin denetiminde yürütülmesinin kritik etkisi bulunmaktadır. Doğru çevresel koşulların sağlanmasıda sonuca etki eden faktörler arasında yer almaktadır.
Termal suyun ayrıca ruhi yorgunluklar ve zihin yorgunluğu gibi şikayetlerin giderilmesinde faydaları bulunmaktadır.

ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLAR
Ortopedik rahatsızlıkların tedavisinde, termal su sayesinde etkili sonuçlarelde edilmektedir. Ortopedik veya iskelet sistemine yönelik ameliyatlar sonrasında oluşan eklem tutuklukları, kazalardan veya ameliyatlardan kalan sekeller, eklem donmaları ve adale sertliklerinin rehabilitasyonunda termal su tedavisinin öenmli yeri bulunmaktadır.
Termal su sayesinde kırıkların daha kısa sürede iyileştirildiği, hastalık sonrası yerleşen işlev bozukluklarının düzeltilebildiği,beyin ve sinir cerrahisi gibi uzun süre hareketsiz kalınan durumların ardından yürütülen hareketli hale getirme tedavilerinde etkili sonuçlar elde edildiği gözlemlenmiştir.

ROMATİZMAL RAHATSIZLIKLAR
Kornik romatizma türleri, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen rahatsızlıkların başında gelmektedir.
Çoğunlukla hareket kısıtlılığı ve ağrı olarak etki eden bu rahatsızlıkların neden olduğu şikayetlerin azalmasında termal su tedavisi önemli bir yere sahiptir.
Termal su tedavisi sayesinde kronik romatizmalı hastaların günlük yaşam kalitesi ve yaşam konforu arttırılabilmektedir.
Hekim kontrolünde yapılan banyolar sonucunda ağrıların giderilmesi doğrultusunda son derece önemli sonuçlar elde edilebilmektedir.
Termal su; romotoid artrit, ankilozan spondilit gibi kronik bel ağrıları, osteoartrit gibi noninflamatur eklem hastalıkları ile miyozit, tendinit, travma, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarında ise tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılmaktadır.
SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI
Termal su astma bronşiyal, aronik bronşit, alerjik üst solunum yolu hastalıkları, pnömokonyoz gibi hastalıklara şifa kaynağıdır. Bu tür hastalıklarda daha çok klimaterapi uygulanmaktadır.
NEFROLOJİK HASTALIKLAR
Başlıca börekler olmak üzere, mesane ve idrar yollarını kapsayan boşaltım sistemiyle ilgili ( nefrolojik ) hastalıkların tedavisinde, termal suyun olumlu etkileri bulunmaktadır. Termal su molekül ve pertikül içeren yapısı sayesinde böbrekten süzülen kan miktarının artmasını sağlamaktadır. bu artış, toksinlerden arınma (detoksifikasyon) sürecini olumlu etkilemektedir.
Termal su , böbrek taşlarının vücuttan atılmasına, bağırsak, böbrek ve idrar yolu hastalıklarına, idrar kesesi iltihabı ( sistit ) gibi rahatsızlıkların tedavisinde etkili olmaktadır.

termal yan etkiler

KAPLICA SULARI İLE BANYO UYGULAMALARININ YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Yan etkiler oldukça seyrek görülür. Yan etkiler arasında tansiyon düşmesi, çarpıntı, tok karnına girilirse kusma, kişinin kendini kötü hissetmesi sayılabilir.

KAPLICA KÜR KRİZİ NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kişinin kaplıca tedavisine uyum süreci sırasında tedavinin 7 – 10 ‘ uncu günleri arsında ortaya çıkan, var olan şikayetlerde artma, halsizlik, bitkinlik gibi bulgularla karakterize tabloya kür krizi veya termal kriz adı verilmekte ve bir tür uyumda zorlanma ile açıklanmaktadır.
Genellikle tedavi gerektirmemesine, kendiliğinden düzelmesine karşın, şiddetli olduğunda tedaviye bir süre ara verilmesini veya nadiren kesilmesini gerektirebilir.

KAPLICA TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA KESİNLİKLE YASAKTIR?

• Ateşli veya infeksiyöz hastalıklar,
• Kalp, böbrek, karaciğer gibi organ yetersizlikleri,
• Aktif tümör varlığı,
• Herhangi bir iç organın infeksiyöz hastalığı (sarılık, plörezi, nefrit vb.)
• Aktif ülser,
• Kanama ile seyreden hastalıklar,
• Hastalıkların akut (alevlenme) dönemleri.

KAPLICA TEDAVİSİ VERİLMESİ UYGUN GÖRÜLMEYEN HASTALIKLAR NELERDİR?

• Kalp krizi geçirenler ve / veya kalp operasyonu geçirenler,
• Aşırı yüksek veya düşük tansiyonu olanlar,
• Derin anemi (kansızlık) ve genel durum bozukluğu,
• Vaskülit (damar iltihapları),
• Akut tromboflebit,
• Epilepsi (sara hastalığı),
• Akut ya da kronik idrar yolları, safra yolları ve barsak tıkanıklıkları,
• Açık yaralar.

KİMLERE KAPLICA TEDAVİSİ UYGULANMAZ?

• 70 yaş üstü kişiler,
• Kadınlarda menstrüasyon dönemleri, gebelik ve doğum sonrası dönemler.
KAPLICA TEDAVİSİ UYGULAMA ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
• Kaplıca kür tedavisi mutlaka kaplıca ve kür tıbbı uzmanı hekim veya yoksa başka bir uzman hekim tarafından düzenlenmeli ve takip
edilmelidir.
• Banyo suyunun sıcaklığı tercihe göre 36 ºC-40 º C arasında olmalıdır.
• Banyo sayısı haftada 3–6 gün arasında değişebilir
• Banyo süresi ortalama 15–20 dakikadır. Tercihen bazı sularda 30–40 dakikaya kadar uzatılabilir.
• Günde tek veya iki banyo uygulanabilir.
• Kürde toplam banyo sayısı ortalama 15–20’dir. Banyo kürünün süresi en az 2, en çok 6 hafta sürer.
• Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.
• Termal havuz içinde yüzülmemeli, fazla hareket etmeden dik veya oturur pozisyonda durulmalıdır.
• Su içi egzersiz yapılacaksa vücudun ne sıcak ne de soğuk hissettiği 34–35 º C veya daha düşük sıcaklıklarda sular kullanılmalıdır. Kesinlikle
daha sıcak sularda egzersiz yapılmamalıdır.
• Kişi banyodan sonra mutlaka iyice kurulanmalı ve termal konfor koşullarına uygun ısıtılmış (24–25 º C sıcaklıkta) bir odada yarım ile bir
saat kadar dinlenmelidir.
• Dinlenmeden sonra kişi, masaj veya egzersize alınabilir veya sportif aktivitelere katılabilir. Yine bu arada kişiye gerekirse fizik tedavi de uygulanabilir.

Leave A Comment

1 + 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.